İstanbul'un yoğun trafiğinde yaşanan bir olay, siyasi alanda ironik bir tesadüfü gün yüzüne çıkardı. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre, İstanbul'da her yıl yaklaşık 1.200.000 maddi hasarlı trafik kazası meydana geliyor. Bu, şehrin 3 milyon 571 bin trafiğe kayıtlı aracıyla ne kadar yoğun olduğunu gösteriyor. Ancak bu kezki kaza, sadece bir istatistikten çok daha fazlasını temsil ediyor.
İş icabı İstanbul'da bulunan, Zafer Partisi Osmaniye Belediye Başkan Adayı Ahmet Atakan Ertuğ, Osmaniye'ye dönüş yolunda beklenmedik bir kaza yaşadı. Suriye plakalı bir araç, Ertuğ'un aracına arkadan çarptı. İronik olan, Zafer Partisi'nin Suriyelilere yönelik sert politikaları göz önünde bulundurulduğunda, bu kazanın neredeyse imkansız bir ihtimal olmasıydı. Ancak, o ihtimal gerçekleşti.
Kazanın detayları ise daha da şaşırtıcı. Suriyeli sürücü, aracının tescil belgesi, sigortası ve muayenesinin olmadığını söyledi ve olay yerinden ayrılmak istedi. Ancak polis memurunun gelmesiyle birlikte, sürücü Türkçeyi aniden kusursuz bir şekilde konuşmaya başladı ve gerekli evrakları çıkardı.
Bu olay, Zafer Partisi'nin Suriye politikası ile ilgili tartışmaları bir kez daha akıllara getirdi. Partinin, Suriyelilere karşı bir duruş sergilese de, bu tür beklenmedik olaylar, politikanın sadece kağıt üzerinde kalmadığını, günlük yaşamda da etkilerini gösterdiğini kanıtlıyor. Trafikte yaşanan bu trajikomik tesadüf, Zafer Partisi'nin politikalarında haklı olup olmadığı konusunu düşündürtmüyor değil.
Telefonla ulaştığımız Ahmet Atakan Ertuğ olayla ilgili "Art niyetli hiç olmadık ama her şey ortada. Israrla polise haber vermememi söyleyen Suriyeli sürücü zar zor Türkçe ile derdini izah etmeye çalışırken, polisin gelmesi ile aniden çok iyi derecede Türkçe konuşmaya başlaması beni çok şaşırttı. Bana kimliği olmadığını söyleyen adam, polisi görünce bütün evrakları çıkardı. Açıkçası neden böyle yaptığını anlam veremedim." İfadelerini kullandı.